Sedat Ergin - Hürriyet (alıntı)

Beşiktaşlılık

Doğru, öbürlerinde olan pek çok şey bu takımda yok.

Örneğin, taraftar sayısı diğer ikisinin bir hayli gerisinde. Diğer ikisi ölçüsünde bir medya desteği yok. Devlet, hükümet desteği de yok.
Bütçesi diğerleriyle kıyaslanamayacak kadar sınırlı. Öyle müteahhit desteği falan derseniz, hiç yok.
Bütün oyuncularını biraraya getirdiğinizde, toplam piyasa değerleri Fenerbahçe’de bir Revivo ile Andersson’un ikilisinin toplam değerine eşit duruyor.
Gelgelelim, iş sonuca geldiğinde çok şey farkediyor.
Bu farkı getiren nedir? Fark, Beşiktaş ölçüleridir; Beşiktaşlılık ruhudur.
Bu ölçülerin varlığıdır ki, diğerleriyle kıyaslandığında ilk bakışta eksi gibi gözüken faktörler aslında bu takımın artıları olmaktadır.
Evet, bütçesi sınırlıdır; ama, hiçbir zaman diğerleri gibi müflis duruma da düşmemiştir. Çünkü ayağını yorganına göre uzatır.
Bir de, yöneticileri vergi ertelemesi için Maliye Bakanının özel kaleminde randevu beklemez.
Bu kulüpte milyonlarca dolarlık söylemler zaten övünme konusu olamaz. Maddiyatın üstüne çıkan çok başka bir güç vardır bu kulüpte.
Ayrıca, öbür ikisinde gördüğünüz çalkantılı yönetim yapılarına da pek rastlamazsınız.
Örneğin, yönetimin tepesindeki görüş ayrılıkları, çatlaklar öyle kamuoyu önünde cereyan etmez. ‘Tıraşı kes’’ şeklindeki iletişim biçimlerine hiç rastlamazsınız.
Çünkü, bu kulüpte Hakkı Yeten’in manevi otoritesi, disiplini hala geçerlidir. Baba Hakkı’nın ruhu kulüp binasının odalarında gezinir.
Çünkü, bu kulüpte efsanevi başkan Süleyman Seba’nın geçmişten bugüne taşıdığı gelenek hükümranlığını sürdürür.
Beşiktaş’ta aslolan, kuşaktan kuşağa taşınan tevazu, saygı, dayanışma ve yardımlaşmayı esas alan bu kimliktir. Bu kimlik taraftarla takımın ilişkisine aynen yansır.
Tribünlerden yükselen tezahürat diğerlerinden çok farklıdır. Seyirci, sahadaki takıma Beşiktaşım benim, biricik sevgilim, söyle senden başka, kimim var benim’’ diye seslenir. Beşiktaş, seyircisinin, taraftarının gözünde aşkla, tutkuyla bağlanılan bir fenomendir; o bir sevgilidir.
Ve tribünlerde pankartlarda “siyah beyaz, ölüm yaşam’’ denklemi karşınıza çıkar.
Beşiktaş ruhu, gücünü doğanın en temel, birbirine en zıt bu iki renginin buluşmasından alır. Bu buluşmada sarıların, lacivertlerin, kırmızıların gösterişi yoktur.
Ama bu iki karşıt rengin birbirini tamamlamasının getirdiği denge ve ölçü vardır.
İşte yaşanan bütün sıkıntılara ve sorunlara rağmen Beşiktaş’ın ligi birinci bitirmesinin sırrı buradadır.
Bu bir ruh işidir. Bu, Beşiktaşlılık ruhudur.