Nani, bir kanat oyuncusu. Nesli hızla tükenen, arsadan yetişme oyunculardan biri. 10 çocuklu bir ailenin en küçük ferdiydi. 184 kapı numaralı, mavi kapılı bir gecekonduda kuzenleriyle birlikte büyüdü Nani. Bazen 6 kişi aynı odada uyuyorlardı. Suç ortalamasının yüksek olduğu, trenlere biletsiz binmenin sanat sayıldığı bölgede küçük Nani, büyük hayaller kuruyordu.  Köy evinde hayat zordur. Ama Nani, bu zorlukları yetenekleriyle birleştirip bir futbol yıldızı olmayı hedefledi. Küçük bir çocukken annesini terk eden babasıyla yıldızı hiç barışmadı. Kendi ifadesiyle bu yüzden, dünyadaki zorluklara karşı korumalı olarak yetişti.  Hayat zor ama neşeliydi. Tek sorun açlıktı, diyecek kadar açık sözlü Nani. Tek sorun açlıktı, diyor Fenerbahçe'nin ManU'dan aldığı süper kanat. Tıpkı yakın arkadaşı Cristiano Ronaldo gibi Sporting Lizbon altyapısında eğitim aldı. Onun gibi Manchester United'ta Sir Alex'in yönetiminde yeteneklerini, aklıyla birleştirmeye başladı. 17 milyon sterline geldiği Ada'da önemli yıldızlardan biri oldu. 2008 Şampiyonlar Ligi finalinde, Moskova'da kariyerinin en önemli anlarından birini yaşadı.  Uzatma dakikalarında oyuna giren Nani, seri penaltı atışlarında Ronaldo'nun hatasını affetirdi ve kupayı ManU'nun kazanmasında önemli rol oynadı.  Cristiano'yla ilk zamanlar İngiltere'de birlikte yaşadı. Bir dünya yıldızı haline gelen CR7'nin yanından ayrılıp kendine bir ev tuttuğunda işin en zorlu kısmı başlamıştı. Büyük bir evdi, düzgün yaşamak istiyordum, yalnız yemek yemek istemiyordum. TV dizileri izledim, uykusuz gecelerim oldu. Ama beni rahatlatan ve konsantrasyonumu artıran, kız arkadaşım Daniela'nın piyano aldığı anlardı.  Nani'nin Türkiye'ye gelişinde en önemli adımlardan biri Fenerbahçe'nin yeni sezon için başlattığı projenin büyüklüğünü öğrenmek oldu. Türkiye'deki yaşam hakkında özellikle Kuyt'tan olumlu bilgiler geldi.  Manchester'dan kiralık olarak Soportig'e giden, çok iyi bir sezon geçiren Nani, Portekiz Milli Takımı'nın da yıldızı. Ronaldo'dan sonra ülkesinin en güvendiği isim. Küçük bir çocukken, tren raylarının arasında top kovalarken, şimdi Kadıköy'ün çimlerinde milyonlarca çocuğun hayallerinin gerçekleştirmek için çaba sarf edecek. Kendinine daha büyük hayaller kurup, onlara ulaşmanın yolunu arayacak.

Altan Tanrıkulu - Zaman