Van Dijk'in bilinmeyen hayat hikayesi

Aralık 2017 tarihinde Dünya futbol piyasasına bomba gibi bir haber düşmüştü. Tarihin en pahalı stoper transferi Liverpool tarafından gerçekleştirilmiş ve Southampton forması giyen Hollandalı defans oyuncusu Virgil Van Dijk Anfield Road yolunu tutmuştu. O zamanlar bu transfer çok eleştirilsede şu anda Van Dick dünyanın en iyi 3 stoperinden birisi olarak gösteriliyor.

Van Dijk'in bilinmeyen hayat hikayesi

Aralık 2017 tarihinde Dünya futbol piyasasına bomba gibi bir haber düşmüştü. Tarihin en pahalı stoper transferi Liverpool tarafından gerçekleştirilmiş ve Southampton forması giyen Hollandalı defans oyuncusu Virgil Van Dijk Anfield Road yolunu tutmuştu. O zamanlar bu transfer çok eleştirilsede şu anda Van Dick dünyanın en iyi 3 stoperinden birisi olarak gösteriliyor.

06 Mart 2019 Çarşamba 11:20
Van Dijk'in bilinmeyen hayat hikayesi

Hollandalı oyuncu Van Dijk Celtic'ten Premier Lige Southampton formasıyla adım attığında hiçkimse ondan bu kadar büyük bir gelişim göstermesini beklemiyordu ama o şu anda Kırmızı formayla İngiltere'de adeta tarih yazıyor. TRT Spor'da yayınlanan Avrupa Stüdyosu programında dünyanın en iyi savunma oyuncularından biri olan Liverpoollu Van Dijk'ın hikayesi yayınlandı. 

"16 yaşındayken, küçük kardeşim benden uzundu. Dizlerimde problem vardı. O zamanlar yavaş bir sağ bek oyuncusuydum. Stoperde kullanılmak için yeterince iyi değildim. Aslında 19 yaşına kadar hiçbir zaman iyi bir futbolcu olamadım."

Bu sözler, şu günlerde birçok kişi tarafından 'dünyanın en iyi stoperi' olarak gösterilen Liverpool'un Hollandalı yıldızı Virgil van Dijk'a ait. İlk yıllarını böyle anlatan Van Dijk'in kariyeri, 2008'de Willem II U19 takımında oynamaya başlamasıyla değişti. Sadece 3 sene içerisinde, kendini Groningen'le profesyonel sözleşme imzalarken bulan Van Dijk, bugünlere o kadar kolay gelmedi.

Profesyonel sözleşme imzalamadan önce idmanlara bisikletle gidip gelen, genç takımlarda oynadığı günlerde harçlığını çıkarabilmek için Breda'daki bir restaurantta bulaşıkçılık yapan Van Dijk o günlerini; "Pazartesi, Salı, Perşembe idmanlara gidiyor, Cumartesi maç yapıyordum. Aynı zamanda Cuma'dan Pazar'a kadar da akşam 6'dan geceyarısına kadar bulaşıkçılık yapıyordum..." sözleri ile anlatıyor.

Viva la Vida ile motive oldu

Henüz 12 yaşındayken babasının evi terk etmesiyle, annesi ve iki kardeşiyle başbaşa kalan Van Dijk, Groningen formasıyla çıktığı iki sezonda gösterdiği başarılı performansın karşılığını, 3 milyon Euro'ya Celtic'e transfer olarak aldı. Transferinden sadece birkaç ay önce apandisi patlayan ve midesi enfeksiyon kaptığı için 13 gece hastanede yatmak zorunda kalan Van Dijk, o günlerde Coldplay'ın 'Viva la Vida' şarkısını dinleyerek motive olduğunu anlatıyor: "Ne zaman bu şarkıyı duysam, duygulanırım. Ne kadar zor günlerden geçtiğimi hatırlar ve kendimle gurur duyarım."

Ameliyat sonrası 10 gün boyunca yataktan çıkamayan Van Dijk, fizyoterapist eşliğinde ayağa kalktı ve 1 ay sonra da sahalara döndü. Van Dijk'ın Hollanda'daki başarısı İskoçya'da da sürdü. Celtic formasıyla üç sezon oynadı ve o üç sezonu da şampiyon tamamladı. Van Dijk ayrıca Celtic formasıyla Şampiyonlar Ligi'nde de boy gösterdi ve Milan, Ajax, Barcelona forvetlerine karşı mücadele etme şansı buldu. Celtic formasıyla sırasıyla 47, 58 ve 48 maça çıkan Van Dijk, 2014/15 sezonunda attığı 10 golle, 'golcü stoper' özelliğini de ispatlamış oldu.

'Tarihin en pahalı stoperi'

...Ve 2015 yazında Celtic'in kapısını çalan Premier Lig ekipleri arasındaki transfer yarışını, 15 milyon Euro'dan fazla ödeme yapan Southampton kazandı. İlk yılında 'Takımın En İyi Oyuncusu' seçilen Van Dijk, bir sonraki sezon Leicester maçında sakatlandı ve lig bitene kadar forma giyemedi.

Ertesi yıl sahalara dönen Van Dijk, takvimler Aralık 2017'i gösterdiğinde elinde bir Liverpool formasıyla poz verirken, tam 85 milyon Euro bonservis bedeliyle 'Tarihin en pahalı stoperi' olarak Merseyside ekibine katılıyordu. Bu imzanın, bir imzadan çok daha fazlası olduğunu günümüzde çok daha iyi anlıyoruz...

Bu sezon Liverpool formasıyla çıktığı hiçbir maçta çalım yemeyen 27 yaşındaki stoper, belki de Maldini'nin Milan'da, Ramos'un Real Madrid'de, Ferdinand'ın Manchester United'da, Puyol'un Barcelona yaptıklarını yapacak, efsaneler arasına girecek...

Breda'da bulaşıkçılık yaptığı günleri de, Surinamlı annesinin tek başına onu ve kardeşlerini yetiştirmek için yaptıklarını da unutmuyor. Babasına olan kızgınlığından dolayı formasına annesinin koyduğu 'Virgil' ismini yazdıran başarılı stoperin hayat felsefesi aslında her şeyi özetliyor:

"Olaylara karşı olabildiğim kadar pozitif olurum. Hayat, negatif davranışlar sergileyecek kadar uzun değil..." 

TRT SPOR

Son Güncelleme: 08.03.2019 00:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.